FACTOTUM
Çeviren:AVİ PARDO
Metis Yayınları.
Zengin olmayı düşleyen yoksul ve despot bir babanın cehenneme çevirdiği ergenlik döneminden sonra iki yıl Los Angeles Üniversitesi'nde gazetecilik bölümüne devam eden Charles Bukowski (Henry Chinaski) kararını verir. Babası gibi biri zengin olmayı isterse o tersini isteyecektir. Aylaklığı. Ancak erken yaşta saptadığı bir hedefi vardır. Yazar olmak.
Mukavva bavulunu alıp yola düştüğünde yirmi iki yaşındadır. Ucuz pansiyon odalarında sefaletle boğuşup yazmaya çalışırken kendine gerçek bir dost edinmiştir. Alkol.
Bar Sineği filminde beş günlük bir kesitini senaryolaştırdığı bu dönem yaklaşık on yıl sürer. Eyalet eyalet dolaşıp, pansiyon kirası ve içki giderlerini karşılamak için sayısız ikinci, hatta üçüncü sınıf işlere girip çıkar. Bukowski roman, öykü ve şiirlerinde sık sık özlemle söz ettiği bu dönemi anlatırken mizahının ve onu çağdaş Amerikan edebiyatının önde gelen yazarlarından biri yapan eşsiz yalınlığının doruğundadır.
(Arka Kapaktan)
Evimi taşıdıktan sonra ilk okuduğum kitap oldu.Yaklaşık 5 sene sonra tekrar okumak iyi geldi.Sanki yeni satırlar eklenmiş gibiydi sayfalara.Oysa aynı yıpranmış,rutubet görmüş kitap.Ne sayfaları azaldı ne de içindeki yazılar değişti.Demek olgunlaşmak böyle bir şey.
Seneler sonra tekrar elime alırsam yine aynı şeyi mi hissedeceğim bilmiyorum ama içinde öyle cümleler var ki beni o sayfada takılıp kalmama neden olan.
İşte bir kaç tanesi:
Sy:53-54
İnsanların ihtiyacı olan şeydi bu:Ümit.Ümitsizlikti insanları cesaretsiz yapan.New Orleans günlerimi anımsadım,yazabilme özgürlğüne sahip olmak için haftalarca beş sentlik gofretlerle beslendiğim günleri.Ama açlık maalesef insanın sanatına katkıda bulunmuyordu.Zedeliyordu sadece.İnsanruhunun kökleri midededir....Aç sanatçı efsanesi aldatmacadır.Herşeyin bir aldatmaca olduğunu idrak ettiğin an uyanıp insanları kanatmaya,mahvetmeye çalışırsın.Çaresiz kadın,erkek ve çocuklardan bir imparatorluk kurabilirdim.
Sy:74
Akşamdan kalam biri asala sırtüstü yatıp bir fabrika çatısına bakmamalı.Ahşap krişler etkiler insanı ve tavan ışıkları içindeki teller hapishaneyi anımstırinsan bir şekilde.Gözleri ağırlaşır bira için ölürsün ve insan sesleri duyarsın,süren bitmiştir,ayağa kalkmayı becerip işinin başına dönersin.Sevkiyat...
Sy:75.Kadınların hoşlandıkları tür erkeklerden değilim.Hiç olmadım.Kadınlarla hoş sohbet olmak gerekir.Hiç beceremem.
Serseriydik,tembeldik,günlerimizin sayılı olduğunu biliyorduk.Rahattık bu yüzden,ne kadar yeteneksiz olduğumuzu anlamalarını bekliyorduk.O gün gelene dek arada sırada birkaç dürüst saat çalışıp sistemin içinde varolmaya çalışıyor,geceleri hep beraber kafaları çekiyorduk..
Yorum